TERMAL TURİZMDE FARKINI ORTAYA KOYDU: NEVŞEHİR

Türkiye’nin İç Anadolu bölümünde yer alan Nevşehir, fay hatlarının hareketlerinden dolayı birçok kaplıca ve şifalı suya sahip. Kozaklı kaplıcaları, Bayramhacılı Kaplıcası gibi dünya çapında duyulmuş kaplıcalarıyla meşhur olan Nevşehir, sağlık turizminde önemli bir merkez. Nevşehir kaplıcaları, içme, banyo ve buhar soluma yöntemi ile sağlık dağıtıyor.

 

Tıbbi ve kimyasal özelliklere sahip Nevşehir kaplıcaları, sodalı soğuk maden suları kapsamında değerlendirilen kaynaklar olma özelliğine de sahip.

 

Romatizmal hastalıklar, kireçlenmeler, cilt hastalıkları, kemik, eklem ve kas hastalıkları, kadın hastalıkları, solunum yolu problemleri, sinirsel rahatsızlıklar, damar sertiği ve mantar tedavilerinde bu kaplıcalarda başarılı sonuçlar alındığı belirtiliyor.

 

 

TÜM İLÇELERİYLE ŞİFA DAĞITIYOR

Nevşehir’in şifalı suları, başta merkez olmak üzere hemen hemen bütün ilçelere yayılmış durumda. Nevşehir, kaplıca turizmi açısından çok büyük bir potansiyele barındıran ilçesi Kozaklı başta olmak üzere Bayramhacı Kaplıcası, Üzengiçay İçmesi, Gümüşkent Kaplıcası, Çökek İçmesi, Ürgüp İçmesi, Bahçeli İçmesi ve Sulusaray İçmesi ile şifa dağıtıyor.

 

KOZAKLI KAPLICASI

Kozaklı Kaplıcaları, Alman Kaplıcaları Birliği sınıflamasına göre Sodyum, Kalsiyum ve Klor içermekte olup, A ve C grubu şifalı sular grubuna giriyor. Su sıcaklığı 27 °C ve 93 °C arasında değişen kaplıcalar, sağlık turizminde önemli bir yere sahip. Kozaklı Kaplıcaları, aşağıda belirtilen hastalıkların tedavisinde kullanılıyor:

 

  • Anti Depresif tedavilerde
  • Romatizmal hastalıklar (lumboga, nevrit, nevralji)
  • Kas ve iskelet sisteminin Ağrılı durumlarında
  • Ameliyat sonrası Pots – Operatif hücre gelişiminde
  • Ağrı giderme ve fonksiyonları iyileştirmede
  • Cilt Hastalıklarında
  • Beslenme ve Horür eksikliğinin giderilmesinde
  • Bağırsak ve Safra kesesi fonksiyonlarının artırılmasında
  • Çeşitli adale ve kemik rahatsızlıklarında (bel ve boyun fıtığı)
  • Eklem ve eklem dışı kireçlenmeler
  • Muhtelif böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları
  • Mide, bağırsak ve safra kesesi rahatsızlıkları
  •  Akne ve çeşitli deri rahatsızlıkları azaltıcı saçları ve tırnakları güçlendirici ve parlaklık verici etki,
  • Hemipleji (inme) sekellerinin rehabilitasyonunda
  • Spastik özürlü (celebral palsy), çocuk felci (Polio) geçirmiş hastaların rehabilitasyonlarında,
  • Anemi (kansızlık)
  • Bünyesel zayıflıkların giderilmesinde, demir oranının düzenlenip organizmanın güçlendirilmesi
  • Gut hastalığı ve buna bağlı sinir ve adale ağrıları
  • Obezite sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklar
  • İltihabı kadın hastalıkları ve kısırlık
  • Kas romatizması, fibromiyalji (kulunç), nevralji
  • Stres ve buna bağlı rahatsızlıklar (asabiyet, uykusuzluk, fiziksel ve ruhsal yorgunluklar)
  • Balneolojik tedavilerde
  • Kan dolaşımını düzenlemede
  • Vücutta biriken ürik asitlerin vücuttan atılmasında,
  • Hormal sisteminin uyarılmasında, erkeklerde cinsel dinamizm bozukluklarında ve kısırlık problemlerinde
  • Çeşitli ameliyatlar sonrasında oluşan tutukluk sertliklerin giderilmesinde, kırıkların biran önce kaynamasında

 

BAYRAMHACI KAPLICALARI

Bayramhacılı Köyü’nün 1,5 kilometre güneydoğusunda bulunan kaplıcanın sıcak suyu neojen volkanik fasiyesli andezitler arasından çıkıyor. Kaplıcanın asıl kaynaklarının dışında kalkertüf ve travertenlerin içinde çok sayıda sıcak ve soğuk su sızıntıları bulunuyor.

Bayramhacılı Kaplıcasının suları karbondioksit taşıyan klora bikarbonatlı alkali ve toprak alkali sular grubunda yer alıyor. Suyun sıcaklığı 410 C olup, CO2 gazlı ve tuzludur. Bu kaplıcanın sularının mide, karaciğer, bağırsak rahatsızlıklarıyla romatizma ve deri hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Ayrıca kaplıca suları banyo ve içme kürleri için de elverişli durumda. Kaplıcanın çevresinde turistik tesisler bulunuyor.

Kaplıcalarda, yarı olimpik açık yüzme havuzu, kapalı yüzme havuzu, hamam, sauna, aileye özel kabinler, kadınlar için yüzme havuzu bulunuyor.

 

GÜMÜŞKENT (SALANDA) KAPLICASI

Gümüşkent Kaplıcası, aynı zamanda da içme niteliğindedir. Kaplıcanın suyu bir havuz içerisinden kaynamakta ve ikinci bir havuzda toplanıyor. Saniyede 1 lt. kaynayan kaplıcanın suyu, toprak alkali bikarbonatlı ve bol karbondioksit içeriyor. Karaciğer, safra kesesi, metabolizma rahatsızlıkları ve deri hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor.

 

Su sıcaklığı 19°C olan kaplıca, 3 gramın üstünde toplam mineralizasyon gösteren toprak alkali, bikarbonatlı ve bol karbondioksitli bir maden suyudur.  İçmece, kısmen doğal, betonlaşmış bir havuzun içinde kaynıyor.

 

ÜZENGİÇAY İÇMESİ

İçme, Damsa Çayı Vadisi’ne açılan küçük vadinin kaya tabanından ve yamaçlarından kaynıyor. İçmenin bulunduğu vadi aynı zamanda bir fay aynası olduğundan kükürtlü ve hidrojen kokulu bu suların toplam debileri 2 lt/sn’yi geçmiyor.  Suyun karbondioksit fazlalığı içimini kolaylaştırıyor.

 

Yüzeye çıkarken pirit parçaları da sürükleyen bu içmenin debisi 0,55 lt/sn'dir. Kuzeydeki kaynağın suyu ise daha soğuk ve miktarı biraz daha fazladır. Her iki kaynak hafif kükürtlü hidrojen kokuludur. Bu içmenin suları karaciğer, safra kesesi hastalıklarına iyi geliyor.

 

ÇÖKEK İÇMESİ

Damsa Çayı Vadisi’nin doğu yamaçlarındaki travertenler arasında bulunan bu içmenin suları, 15 derecede kaynıyor. Sular demir bileşimli tortular bırakmaktadır. Suyun debisi dakikada 1 lt’dir. Karbondioksit bakımından zengin olup, lt’de 15 gr. tuz içermektedir. İkinci derecede sodyum bulunan  bu içmenin suyu, reaksiyonu hafif asitli olduğundan sindirim düzenleyici, hemoroid, parazit düşürücü, deri hastalıklarının tedavisine iyi geldiği belirtiliyor.

 

ÜRGÜP İÇME VE KAPLICASI

Suyun sıcaklığı 140 ºC'dir. Tuzlu, kokusuz, gazsız sular grubundadır. Deri hastalıklarında su banyosu şeklinde kullanılabilinir. Kaynağın az ilerisindeki kükürtlü çamurdan da faydalanılıyor.

BAHÇELİ İÇMESİ

Suyu 18 ºC olan bu içme, fazla gazlı, kokusuz, bikarbonatlı safra suları ihtiva eder. Hazmı kolaylaştıran ve böbrekleri temizleyen bu su, aynı zamanda safra suyu olarak da kullanılır.

 

ÖLMEDEN ÖNCE GÖRÜLMESİ GEREKEN ŞEHİR: NEVŞEHİR – KAPADOKYA

Farsça’da “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelen Katpatuka (Kapadokya) Bölgesi’nin merkezi olan Nevşehir, Türkiye’nin değil dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biri durumda. Peri Bacaları ve kayalara oyulmuş kiliseler, yeraltı şehirleri, Hacı Bektaş-ı Velî Dergâhı ve birçok tarihi eser ile Nevşehir, ölmeden önce görülmesi gereken şehirler arasında yerini aldı.

 

Merkez ilçesi ile birlikte, Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı ve Ürgüp olmak üzere sekiz ilçesi bulunan Nevşehir'in en turistik bölgeleri Ürgüp, Göreme, Avanoş, Uçhisar, Mustafapaşa, Çavuşin ve Ortahisar bölgeleri.

 

KAPADOKYA

Kapadokya Bölgesi Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir. Dünyanın en iyi balon turu güzergahı olarak seçilen Kapadokya, Times Gazetesi'nde yayımlanan “Dünya'nın Yeni 25 Harikası” listesine 5. sıradan girdi. Kapadokya, 1985'ten beri UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi'nde yer alıyor.

 

ÜRGÜP

Ürgüp, Kapadokya’nın en önemli turizm merkezilerinden biri konumunda. Tarihsel süreç içerisinde birçok farklı medeniyete ev sahipliği yaptığı için Osiana, Hagios Prokopios, Başhisar ve Burgut Kalesi gibi farklı isimle anılan Ürgüp, doğal güzellikleri, kültürel mirası, dini geçmişi ve etnografik özellikleri bir arada barındırıyor.

 

Peribacası olarak tanımlanan ilginç doğal oluşumlarının sıkça ve tipik örneklerinin yoğun olarak yer aldığı bir bölge olan Ürgüp, kayalara oyulmuş pek çok kilise ile yer altı şehrine sahip. St. Alakara, St. Basil ve Aios Vasilios Kiliseleri, Aios Constantin-Eleni Kilisesi, Osmanlı döneminde inşa edilmiş Şakir Paşa Medresesi, kaya oyma Yer altı Şehri, Karlık, Peribacaları, Roma dönemi Kaya mezarları, St. Theodora Kilisesi, Geç Bizans dönemine ait kesme taşla yapılmış kilise, Saruhan Kervansarayı turistlerin ilgi odağı olan önemli Kültür ve Tabiat varlıkları Ürgüp’te bulunuyor.

 

PERİBACALARI

Gerek ülkemizden gerekse yurtdışından her yıl binlerce kişinin ziyaret ettiği, büyüleyici atmosferi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerinde hayranlık uyandıran Peribacaları, ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Nevşehir'e 7 kilometre mesafede olan Peribacaları'nın oluşumu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Bu bölgenin günümüzden 60 milyon yıl önce iç deniz olduğu varsayılır. Harekete geçen yer kabuğuyla birlikte yer altında bulunan lavlar, oluşan çatlaklardan dışarı çıkar ve milyonlarca yıl sürecek bir süreç başlar. Çok uzun yıllar süren bu lav akışı oradaki denizi kurutur ve kuruyan denizin bulunduğu bölgedeki çukurlar lav ile dolmaya başlar.

 

Uzun yıllar sonra yanardağlar söner, Peri bacalarının oluşumunda akarsular görev almaya başlar. Serleşen lavın üzerine akan sular kayayı aşındırıp derin vadiler oluşmasını sağlar. Vadilerin yamaç kısımları ise rüzgarın aşındırması sebebiyle dalgalı bir görünüme kavuşur. Lavların katmanlardan oluşması ve esen güçlü rüzgar şu anki baca kısımlarının oluşmasını sağlamış.

 

AVANOS

Avanos, çanakçılık, halıcılık gibi çeşitli el sanatları, Selçuklu ve Osmanlı eserleri, tarihi anıtlar, Peribacaları, açık hava müzeleri, kiliseler, vadiler, yer altı şehirleri gibi turistik değerlere sahip Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden.

 

Nevşehir'in 18 kilometre kuzeyinde olan Avanos'un antik dönemdeki adı Venessa olarak biliniyor. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede, seramik yapım geleneği Hititlerden beri süregeliyor. Kızılırmak'ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elde edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil alıyor.

 

GÖREME AÇIKHAVA MÜZESİ

Nevşehir şehir merkezine 13 kilometre mesafede olan Göreme Açık Hava Müzesi'nde, M.S 4 – M.S 13 yüzyılları arasında manastır hayatının yaşandığı söyleniyor.  Açık hava müzesi içinde kiliseler, yemekhaneler, şapeller ve oturma yerleri bulunuyor. Bölgede bulunan manastır ve şapellerde çeşitli dönemlerden kalma tarihi dokulara da yer verilmiş.

 

1985 yılından bu yana UNESCO'nun Dünya Mirasları Listesi'nde bulunan Göreme Açık Hava Müzesi’nde, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı yer alıyor.

 

DERİNKUYU YER ALTI ŞEHRİ

Derinkuyu Yer altı Şehri'nde 2 metre yükseklikte 2 metre genişlikte 9 km uzunluğunda tüneller bulunuyor. Şehrin 12 ya da 13 katlı olduğu düşünülmesine rağmen şimdilik 8 katı ziyaretçilere açık. Derinkuyu Yeraltı Şehri, Kapadokya bölgesinde rastlanan yeraltı şehirlerinin tüm özelliklerine sahip olmakla birlikte, kendisiyle oldukça fazla benzerlik gösteren Kaymaklı Yeraltı Şehri’nden farklı olarak burada bir misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ilgi çekici bir kuyu da bulunuyor.

 

KAYMAKLI YERALTI ŞEHRİ

Geçmişi M.Ö. 3000 yılına kadar uzanıyor. 8 katlı olan bu devasa yer altı şehrinde zamanında 5000 kişinin yaşadığı rivayet ediliyor. 36 yeraltı şehri içerisinde en büyük olanı. 1984'ten bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi'nde yer alıyor. Kaymaklı'nın dar koridorlarla birbirlerine bağlanan oda ve salonları, şarap mahzenleri, su depoları, mutfak ve erzak depoları, havalandırma bacaları, kilise, su kuyuları, oluşacak dış tehditlere karşı kapılarda büyük sürgü taşları bulunuyor. Hititler Döneminde yapılan, Roma ve Bizans dönemlerinde genişletilerek yeraltı şehrine dönüştürülen Kaymaklı'nın ilk katının erken döneme ait olduğu belirlenmiş. 4 katı ziyaretçilere açık durumda.

 

PAŞABAĞ VADİSİ

Paşabağ Vadisi, Avanos – Göreme istikametinde bulunuyor. Kapadokya bölgesinde benzersiz olan mantar formundaki enteresan Peribacalarının bulunduğu Paşabağ Vadisi, aynı zamanda da Peribacası oluşumu ve gelişiminin de en iyi gözlenebildiği yerlerden biri. Bu bölgede zamanında rahiplerin yaşadığı ve rahiplerin buralardaki kaya odalarında inzivaya çekildikleri rivayet edilir.

 

ZELVE VADİSİ

Zelve Vadisi, Kapadokya'da peri bacası oluşumlarının en yoğun olduğu yer. Üç vadiden oluşan Zelve Ören Yeri'nde, sekiz ve dokuzuncu yüzyıllara ait on beş kilise bulunuyor. Hristiyanlığın önemli dini merkezlerinden olan vadide, Üzümlü, Balıklı ve Haçlı Kiliseleri bulunuyor. Yaklaşık elli yıl öncesine kadar yerleşim yeri olan vadide, yöresel kesme taştan yapılmış bir de cami bulunuyor.

 

UÇHİSAR

Nevşehir’in 6 kilometre doğusuna, Ürgüp’ün 12 kilometre batısına, Avanos’un ise 10 kilometre güneyine düşen Uçhisar, Pers döneminde kral yolu, Selçuklu döneminde ise İpek yolu olarak bilinen bölge üzerinde kurulmuş. Peri bacalarını ilk görmeye başladığınız yerden 40 kilometre yüksekte devasa bir kayanın eteklerinde yer alıyor. Kayadan oyma evleriyle, tandır evi ve şıra hanesiyle de ünlü bu şirin kasabayı, her yıl dünyanın birçok yerinden milyonlarca insan ziyaret ediyor.

 

Gazi Mah. Çelmen Sok. 4/A Yenimahalle/Ankara
+90 312 213 3700
info@testud.org

All content © TESTUD 2020