DENİZDEN KAYNAYAN TERMAL SUYUYLA ŞİFA DAĞITIYOR:

İZMİR/ÇEŞME

Roma ve Osmanlı döneminde kaplıca merkezi olma özelliğiyle tanınan İzmir Çeşme, dünyada ender rastlanan denizden kaynayan termal suyuyla şifa arayanların adresi oluyor. Diğer kaplıca sularından farklı olarak deniz suyunun magmaya inip ısındıktan sonra yüzeye çıkmasıyla oluşan "deniz ılıcası"nın bulunduğu Çeşme’nin termal suları, hem deniz suyunu hem de birçok minerali barındırması dolayısıyla benzersiz özelliklere sahip.

 

Doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin olan İzmir Çeşme, birçok önemli termal kaplıcaya sahip. Şifalı sıcak suların, kaliteli kumun ve eşsiz denizin bir arada bulunduğu Çeşme, ziyaretçilerine hem sağlık dağıtıyor hem de huzurlu bir ortamda tatil yapmalarına imkan sunuyor.

 

Çeşme termallerinin iyileştirici etkisi eski çağlardan beri biliniyor. 42 ile 55 derece arasında sıcaklığa sahip Çeşme’nin şifalı suları, birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılıyor. Ayrıca, 19 ile 22 derece arasında olan ve içmek için kullanılan Çeşme kaynaklarının da bazı hastalıkların tedavisinde destekleyici unsur olarak kullanıldığı biliniyor.

 

Suyun tuzlu olması ve minerallerden dolayı kısa kür sürelerinde tedavinin mümkün olduğu "deniz ılıcası", özellikle kas ve iskelet sistemi, romatizma ve deri hastalıkları tedavisi görenler tarafından tercih ediliyor.  Sodyum, kalsiyum, magnezyum ve klorin bikarbonat içeren Çeşme Termalleri, kronik romatizma, arterit, kas hastalıkları, jinekolojik düzensizlikler ve dermatolojik hastalıklara iyi geliyor. Metabolizma düzensizlikleri yanında karaciğer ve üriner şikayetlerin tedavisinde de kullanılan Çeşme termallerinin içilebilen kaynaklarının ise mide hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Bunun yanı sıra Çeşme kaplıcaları çamur banyosu, cilt gençleşmesine de olanak sağlıyor.

 

 

PLAJLARIYLA ÜNLÜ ÇEŞME, TERMAL TURİZMDE DE ATAĞA GEÇTİ

 

 

İzmir’in 80 kilometre batısında Ilıca Koyu’nda yer alan Çeşme Kaplıcaları, deniz kıyısı ve termal kullanımı aynı yerde olan sayılı kaplıcalar arasında yer alıyor. Plajlarıyla dünyada üne sahip olan Çeşme, termal turizmde de atağa geçti.

 

ÇEŞME ILICALARI

İzmir – Çeşme yolu üzerinde ve Çeşme’ye 5 kilometre uzaklıkta deniz kıyısında bulunan Çeşme Ilıcaları, dünyada nadir bulunan ılıcalar arasında bulunuyor. 58 derece sıcaklığa ulaşan Çeşme Ilıcaları, içerik bakımından zengin bir birleşime sahip.  Klorür, sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir, alüminyum, klor, brom, flor, sülfat, nitrat ve hidrosülfatın gibi minerallere sahip olan Çeşme Ilıcaları’nda, tedavi edilecek hastalıkların başında romatizma geliyor. Çeşme Ilıcaları, romatizmanın kronik her şekli, gut şişmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm, kadın, deri, hastalıkları, karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor. Çeşme kaplıcalarının etrafında, modern konaklama tesisleri yer alıyor.  Bu tesislerde termal özellikte havuz ve banyolar bulunuyor.

 

Sodyum klorürlü suların kan dolaşımını arttırması ve deri üzerinde yarattığı uyarıcı tesirin uzun süreli olması nedeniyle Çeşme Ilıcaları, artrozlu hastaların tedavisinde de kullanılıyor. Tuzlu sular sınıfına giren Çeşme sularının tuzluluk oranı, neredeyse deniz suyunun yoğunluğuna yakın bir derece bulunuyor.  Bu sularla yapılacak uygulamalarda, özellikle bazı iltihaplı ve kronik sendromlarda, kronik iltihaplı kadın hastalıklarında, suyun rezolutif özelliklerinden yararlanılabilir. Ayrıca Çeşme Ilıcaları, lokomotör sistemin ağrılı hastalıklarında, bazı enfeksiyonel vakalarda, dejeneratif romatizmal hallerde, siyatikte, kan oluşumunun geciktiği kırık olaylarının tedavisinde destekleyici unsur olarak kullanılıyor.

 

 

ŞİFNE (REİSDERE) KAPLICA VE ÇAMURU

 

Çeşme Ilıcaları’nın 5 kilometre kuzey doğusundaki Şifne körfezinde bulunan kaplıca sularının bileşiminde klorür, sodyum ve magnezyum bulunuyor. Doğu Akdeniz ikliminin bütün özelliklerini taşıyan Şifne Kaplıca suyu, fazla sıcak olması nedeniyle, adenitli, rotinik ve eklem tüberkülozlu hastalara iyi geliyor.  Astenik, iştahsız, zayıf ve kansız kişilerde, ağır ateşli hastalıklardan sonraki nekahet hallerinde de değerli bir şifa kaynağı olan Şifne Kaplıcaları, aynı zamanda romatizma, siyatik, kadın hastalıkları ve idrar yolu rahatsızlıklarında yararlı bulunuyor. Şifne Kaplıcaları, bazı iltihabı ve kronik sendromlarda, iltihabi kadın hastalıklarında, kronik üst solunum yolu hastalıklarında, lokomotör sistemin ağrılı hastalıklarında, enfeksiyöz ve dejeneratif romatizmalar ve polio sekellerinde tercih edilmesi gereken bir kaplıcaların başında geliyor.

 

Şifne çamuru ise, özellikle Prtrez türü romatizmalarda yararlı görülüyor. Ağrıyan yerlere lokal olarak uygulanabilen Şifne çamuru, dünyaca ünlü ‘Moor’ çamurunun özelliklerini taşıması bakımından değerli bulunuyor.

 

Şifne’de yer alan ve dibe inip ısındıktan sonra yüzeye çıkarken birçok minerali de beraberinde getiren deniz suyu, güneş ve kumla birleşince apayrı bir şifa kaynağı oluşturuyor. Açık denizden gelen ‘Gerence’ rüzgârı ise, astım ve diğer solunum yolları hastalıklarına iyi geliyor.

 

 

ÇEŞME - MALKOÇ İÇMELERİ

Suları karbondioksit ve sodyum klorür içeren ve "İçmeler" diye anılan bölgede yer alan Malkoç İçmeleri, İzmir - Çeşme karayolunun 41’inci kilometresinde bulunuyor. Deniz kenarındaki ılıcanın mide ve bağırsak rahatsızlıkları tedavisinde yararlı olduğu biliniyor.

DOĞAL GÜZELLİKLERİYLE GÖZ DOLDURAN YARIMADA: ÇEŞME

Üç tarafı denizle çevrili Urla Yarımadasının batıya uzanan kısmında bulunan Çeşme yarımadasında, görkemli doğal güzellikler bulunuyor. Sayısız koyları, berrak denizi, güneşi, ince kumları, deniz içinde kaynayan kükürtlü suları, Çeşme’nin değerine değer katıyor. Şifne, Küçük liman, Pırlanta, Paşa limanı, Ilıca plajı, Çiftlik, Altınkum, Çatalazmak, Sakızlı koyu, Tekke plajı, Ayayorgi ve değişik isimlerde yirmiye yakın kumsalı bulunan Çeşme, tatilcilerin gözde mekanı arasında yer alıyor.

 

TARİHLE İÇ İÇE BİR YAŞAM

Antik çağda Cyssus adıyla anılan Çeşme’nin bugünkü adını, denizcilerin su temin ettikleri “çeşme”lerden aldığı sanılıyor. Türkiye’nin başlıca turizm merkezlerinden biri olan ve uluslararası bir üne sahip Çeşme bölgesindeki halk, antik çağda 12 Ion birliğinden olan Erythrai kalıntıları ile iç içe yaşıyor.

 

Lydia, Pers, Pergamon (Bergama) Krallığı, Roma ve Bizans egemenliklerini yaşayan Çeşme Limanı’nın ön plana çıkmasındaki en önemli faktörlerden biri de Sakız Adası.  3’üncü yüzyılın son yarısı ile 14’ünca yüzyılın başlarında Batı Anadolu’nun ticari hayatına isim yazmış Cenevizlilerin etkisi görülen Çeşme, Osmanlı Dönemi’nde de önemli bir ticaret ve liman kenti oldu.

SPORTİF AKTİVİTELER

AVCILIK

Çeşme, kara avcılığından hoşlanalar için de zengin bir bölge durumda.  Yetkili makamlardan gerekli izinler alındıktan sonra Çeşme'de herkes domuz avına çıkabiliyor. Aynı zamanda, keklik ve tavşan bakımından da çok zengin bir yer olan Çeşme’de, Eylül-Aralık ayları arasında avlanmak serbest.

 

KAMP - KARAVAN

Bölgedeki Büyük Liman ve Paşa Limanı koylarında bulunan kamp alanları keyifli ve eğlenceli kamp olanakları sunuyor. Ayrıca Antik Erythrai kentinin bulunduğu Ildırı yöresindeki doğal plajlar, kamp alanları kullanıma son derece uygun. Her yıl yüzlerce kampçı bu bölgeyi tercih ediyor.

 

ÇEŞME’DE YATÇILIK

Yatçılığın son derece gelişmiş olduğu Çeşme,  yatçılar için adeta bir cennet konumunda yer alıyor. Çeşme Yarımadası'nın güneyi, Türkiye'nin belli başlı yat güzergâhlarından birini oluşturuyor. Çeşme-Kuşadası güzergâhı yat turizmi altyapısının en çok geliştiği alan konumda bulunuyor.

 

ÇEŞMENİN ADALARI VE DALIŞ SPORU

FENER ADASI

En fazla 15-18 metreye kadar derinleşen bu ada, akıntı dalışından hoşlananlar için ideal bir bölge. Adanın daimi ziyaretçilerinden foklar, dalış yapanlara eşlik ederek, keyifli dakikalar yaşamaya olanak sunuyor. Ada etrafında iki dalış noktası bulunuyor. Derinlikleri 18 metre olan yörede yapılacak dalışlarda renkli dip yapısı, büyülü bir yolculuğa davet ediyor.  Her türlü sünger ve mercanın bulunduğu ada yöresinde karagöz, sarpa gibi küçük sürü balıkları da dalışlar eşlik ediyor. Kimi kez fokların görüldüğü adada birkaç eski fok mağarası da bulunuyor.

 

YATAK ADASI

Derinliğin 40 metreye kadar gittiği bu ada, yaklaşık 8-10 metre derinlikte yer alan muhteşem mağarası ile ünlü. Genellikle günün son dalışı için tercih ediliyor. Adanın batısında yer alan iki mağara girişi ve içindeki süngerlerin kapladığı alan ile oluşan renkli cümbüşü, makro ve geniş açı fotoğraf çekenler için oldukça uygun. Geniş açı objektif ile içeriye girdikten sonra dışarıya baktığınızda karanlığın önündeki turkuaz renkli mavilikler seyreden de büyük etki bırakıyor.

 

EŞEK ADASI

Etrafında birçok dalış noktası olmasına rağmen yarık kaya noktası adanın en güzel yeri. Derinlik 50-60 metrelere kadar inebiliyor. Özellikle üstü 20 metrelerden başlayıp dibi 40 metrelere kadar inen doğu duvarı her dalgıcın görmek isteyeceği bir yer.

 

ILDIRI KÖRFEZİ

Bu bölgedeki mağara resifi en güzel dalış yeri olarak biliniyor. Sığlığın batıya bakan tarafında güneyden kuzeye doğru yaklaşık 70 metre uzunluğunda bir duvar uzanıyor. Üst kısmı yüzeye yaklaşık 8 metre derinlikte olan bu duvarın derinliği 12 metreden 35 metre derinliğe kadar gidiyor. 21 metre civarında birbirine bağlı 3 adet mağara var ve bu mağaraların bir tanesinin sığlığın ortasında 12 metre civarına bir çıkışı bulunuyor.

 

RÜZGAR SÖRFÜ

Alaçatı, Avrupa'nın sörf bölgeleri arasında en ilginç ve çeşitlik sunan bölgesi durumunda. Bozulmamış örtüsü ile sörf merkezi, V biçiminde berrak suyu olan bir koyda bulunuyor. Çeşitli rüzgâr koşulları ve ideal sörf alanı ile Avrupa'daki en önemli sörf merkezlerinden biri olan Alaçatı’da, Haziran ayından Eylül ayının ortalarına kadar ortalama 4-6 şiddetinde esen rüzgâr, Nisan-Ekim aylarında ise yüzde 50 güney rüzgârı olarak eser ve güzel dalgalar oluşturur.

 

PIRLANTA PLAJI’NDA KİTESURF

Çiftlikköy’de bulunan Pırlanta Plajı, hiç kesilmeden kuvvetli ve sabit esen rüzgârı ile dalgalarıyla, dünyanın dört bir yanından sörfçülerin bu bölgeye gelmesini sağladı. Kitesurf yapanların merkezi haline gelen bölge, büyük ilgi görüyor. Pırlanta Plajı’nda bulunan sörf tesisi, Kitesurfbeach, Uluslararası Kitesurf Organizasyonu (IKO)’nun Türkiye’deki sertifika veren okulu olup, sadece sertifikalı öğretmenler ile eğitim veriyor.

 

Gazi Mah. Çelmen Sok. 4/A Yenimahalle/Ankara
+90 312 213 3700
info@testud.org

All content © TESTUD 2020