TÜRKİYE’NİN TERMAL BAŞKENTİ: AFYONKARAHİSAR

Türkiye'de ''termal" denilince akla ilk gelen merkezlerden biri olan Afyonkarahisar, sahip olduğu potansiyelle her yıl yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Kent, beş yıldızlı otelleri, yenilenen tesisleri, çamur banyoları, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleriyle şifa arayanların vazgeçilmez adresi oldu.

 

Afyonkarahisar’da yer alan termal sular, insan sağlığını olumlu yönde etkileyen bir terapi imkanı sunuyor. Fiziksel ve ruhsal açıdan yüksek oranda iyileştirici, arındırıcı ve tedavi edici özellikler taşıyor. Cilt hastalıkları, akciğer, karaciğer, romatizma gibi birçok rahatsızlığı tedavi edici etkisi bulunduğu ve 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen kaplıcalar, şifa dağıtıyor.

 

Özellikle sonbahar ve kış aylarında tatilcilerle dolup taşan termalin başkenti Afyonkarahisar, kentin dört ayrı bölgesindeki termal su havzası, çamur banyoları, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, 5 yıldızlı otelleriyle yurt içi ve yurt dışından gelen misafirlerini ağırlıyor.

 

Cilt, akciğer, karaciğer hastalıkları ve romatizma gibi birçok rahatsızlığı tedavi edici etkisi bulunan Afyonkarahisar kaplıcaları, hafta sonları günübirlikçilerin de tercih noktası oldu.

 

 

TERMAL TURİZMDE İLK TERCİH

Zengin mineralli termal sularıyla ünlü olan Afyonkarahisar'da, misafirler 42 derecelik termal havuzlardan yaz-kış yararlanabiliyor. Tarihte şifa kaynağı olan İhsaniye ilçesine bağlı Gazlıgöl beldesindeki kaplıca ve maden suları, Roma döneminden bu yana önemini yitirmeyen Bolvadin ilçesindeki Heybeli Kaplıcası, birçok hastalığa iyi geldiği belirtilen Ömer ve Gecek Kaplıcaları ve il merkezindeki otelleriyle Afyonkarahisar, termal turizmde yıllardır ilk sırada yer alıyor.

 

GAZLIGÖL

Termal konusunda ülkenin en şanslı ili olan Afyonkarahisar’ın termal su ve kaplıca açısından en şanslı bölgesi de Gazlıgöl. Yurt içi ve yurt dışından binlerce vatandaşın ziyaret ettiği ve şifalı sularından yararlandığı Gazlıgöl, efsanelere de konu olan bir bölge.

 

Kimyasal sınıflandırılmasının; bikarbonat, sodyum, karbondioksit ve hidrojen sülfürlü olarak yapıldığı Gazlıgöl kaplıcası suyunun içinde klorür, iyodür, bromür, florür, sülfat, nitrat, nitrit, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat, hidroarsenat gibi iyonların yanı sıra, serbest karbondioksit ve serbest kükürtlü hidrojen gazları bulunuyor.

 

Ayrıca kaplıcanın temperatürü 64 C, radyoaktiviteleri Rn 0,2 ile 0,29 eman arasında değişmekte olup, PH değerleri ise 6,9’dur. Gazlıgöl Kaplıcasının kalp hastalıklarına iyi geldiği biliniyor. Ayrıca içme suyu olarak da kullanılan Gazlıgöl kaplıcaları, karaciğer, mide ve böbrekler hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor.

 

Gazlıgöl Kaplıcası’nın antik çağlardaki adı ‘Şifalı Frigya’. Gazlıgöl Kaplıcası, karbondioksit açısından oldukça zengin. Bu kaplıcanın suyunda çözünmüş halde karbondioksit gazı var. Söz konusu özelliği nedeniyle kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde banyo şeklinde kullanılan en ideal su olarak kabul ediliyor.

 

Bölgede yer alan şifalı suların, tansiyonu düşürdüğü, romatizmal hastalıkları, ‘nevrit’i (sinir ucu iltihabı), deri hastalıklarını, bazı kadın hastalıklarını, kalp ve damar sertliğini iyileştirici etkisi olduğu belirtiliyor.

 

HEYBELİ KAPLICASI

Afyonkarahisar merkezine 30 kilometre uzaklıkta Afyonkarahisar-Konya karayolu üzerinde yer alan kaplıcanın tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Roma devrinde kaplıcanın kuzeyinde Leonte Comte isminde bir köyün var olduğu ve kaplıcanın bu devirde işletildiği Roma devri tabletlerinde yazılıdır. Bizans devrinde de kaplıcanın çalıştığı kilise listelerinde yer alıyor. Selçuklular ve Osmanlılar devrinde Kızılkilise diye bir köyün varlığı ve buradaki kaplıcanın çalıştığına ait bilgiler Milli Kütüphane’deki belgelerde kayıtlıdır.

 

Heybeli Kaplıcası’nın 56,5°C sıcaklıktaki suyunun debisi 64 lt/sn’dir. Kimyasal özelliği ise Ca, Na, HCO3 ve SO4 içeren termomineral bir sudur. Kaplıca suyu; romatizmal hastalıklar, deri hastalıkları, iç salgı sistemi hastalıkları, sindirim sistemi rahatsızlıkları ile kemik ve kireçlenme rahatsızlıkları, sinir sistemi rahatsızlıkları ve metabolizma bozukluklarını tedavi etmekte kullanılıyor.

 

Ulaşım sorunu olmayan kaplıcada, dört mevsim konaklamak mümkün.

 

ÖMER KAPLICASI

Afyonkarahisar-Kütahya karayolu üzerinde, Afyonkarahisar merkezine 15 kilometre uzaklıkta yer alan Ömer Kaplıcası’nın 46-71°C sıcaklıktaki suyunun debisi 17 lt/sn’dir. Kaplıca suyu, sodyum klorür, bikarbonat ve hipertermal içeriyor. Su ayrıca litrede 1 gr’dan fazla CO2 ihtiva etmesi nedeniyle gazlı sular grubuna giriyor.

 

Ömer Kaplıcası suyu, romatizmal hastalıklar, solunum yolu hastalıkları, kadın hastalıkları, kemik ve kireçlenme rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları ile sinir kas yorgunluklarının tedavisinde kullanılıyor.

 

GECEK KAPLICASI

Afyonkarahisar merkezine 18 kilometre uzaklıkta bulunun Kaplıca, şifalı sularının yanı sıra mesire yeri olarak da ünlüdür.

Gecek Kaplıcası’nın suyu sodyum klorür ve bikarbonat bileşiminden oluşuyor. Suyun sıcaklığı 46-71°C, debisi ise 20 lt/sn’dir. Kaplıca suyunun romatizmal hastalıklara, solunum yolu hastalıklarına, kadın hastalıklarına, kemik ve kireçlenme rahatsızlıklarına, sinir ve kas yorgunluklarına iyi geldiği biliniyor.

 

YAZ –KIŞ GÖZDE TURİZM MERKEZİ

Termal turizmde önemli bir yeri olan Afyonkarahisar, 5 yıldızlı termal tesisleri, tarihi ve doğal güzellikleri, yöresel lezzetleriyle yaz-kış gözde turizm merkezleri arasında yerini aldı.

 

GASTRONOMİ KENTİ AFYON

Hititlerden Romalılara, Bizans'tan Osmanlılara kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Afyonkarahisar’ın gastronomideki başarıları dünyaca biliniyor. UNESCO Yaratıcı Şehirler Listesi’ne giren Afyonkarahisar,  zengin yemek kültürü ile anılan özel bir kent.

 

Yöresel yemeklerin ön plana çıktığı kentte, özellikle hamur işleri, haşhaşlı ve kaymaklı yiyecekler büyük beğeni kazanıyor. Kentin coğrafi işaret tescili almış lokum, sucuk, haşhaş, keşkek ile patatesli köy ekmeği başta olmak üzere yöresel lezzetleri ve tatlıları markalaşma yönünde ilerliyor.

 

KÜLTÜR TURİZMİ

Frigya Vadisi

M.Ö. 3000-2000 yıllarını kapsayan Eski Tunç döneminden başlayarak günümüze kadar hüküm süren uygarlıklar içerisinde Frigler, ayrı ve özgün bir yere sahip. Frigler efsanevi kralları Midas döneminde güçlü bir devlet konumuna gelmişler. Afyonkarahisar-Eskişehir-Kütahya illerinin birleştiği bölgede özgün bir kültür oluşturan Frigler, bu bölgede kült mezar ve mezar anıtları biçiminde büyük boy kaya blokları üzerine işlenmiş Ana Tanrıça Kübele kültüne ait tapınak cepheleri ile yine Ana Tanrıça Kübele kültüne ait aslan kabartmalarıyla dünyanın en ilginç ve en değerli eserlerinin yaratılmasını sağlamışlar.

 

Özellikle Afyonkarahisar’ın kuzeyinde bulunan Göynüş Vadisi ve Döğer Bölgesi’nde bulunan Aslantaş, Yılantaş, Maltaş, Kapıkaya I ve Kapıkaya II gibi dünyada eşi bulunmayan Frig Kaya Anıtları, eşsiz güzelliği ile görülmeye değer.

 

Aynı zamanda bölgede yer alan açık hava tapınakları, her yıl çok sayıda yabancı turisti ağırlıyor.

 

 

Kaleler

Bayramaliler Kalesi: Bizans döneminde Leonto Kefal ismiyle anılmış bir yerleşim yeri olan bölgede bulunan kale, doğal bir tepenin düzlüğüne konuşlanmış, etrafı surlarla çevrili önemli bir askeri kale konumda.  Kale’nin içinde çok sayıda yapıya ait temel kalıntıları, tepenin eteklerinde ise kaleyle bağlantıları olan kaya yerleşimleri mevcuttur.

 

Avdalaz Kalesi: Tüf  kayaya oyulmuş çok katlı ve odalı bir yapı olan kalenin, üst girişinde büyük bir sarnıç alt kısmında ise mezar odaları bulunuyor. Bu kaya kütlesinin savunma amaçlı bir kale olarak kullanıldığı biliniyor.

Asar Kale: Bayat ilçesinin 4 km kadar batısında, Köroğlu dağı eteklerinde doğal yükseltili bir kaya kütlesi olup, üzeri surla çevreli olan yapının, Bizans döneminde  Kedrea adlı önemli bir yerleşim yeri olduğu biliniyor.

Örenyerleri

Ayazini Kasabası Örenyeri (Metropolis): Bölgenin Frigler döneminden beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı biliniyor.  Örenyerinde,  aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya dış ve iç mimari görünümlü olarak oyulmuş kilise ve şapeller bulunuyor.

 

Dinar Örenyeri (Geleneia-Apameia): Bölge, kuruluşu kesin olarak bilinmemekle birlikte Truva savaşına katılan Ahiya Prenslerinden Geleneios’un savaş sonrasında İç Anadolu’ya gelerek yerleşmesiyle kurulmuş ve bu nedenle GELENEİA adını aldı. Hellenistik ve Roma dönemlerinde daha gelişerek şehir bugünkü yerleşim yerine doğru inmiş ve APAMEİA adını kullanmaya başladı. Bölgede, anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kaldı.

 

Emirdağ/Hisarköy Örenyeri (Amorium): Synnadik (Santral Frigya) ilinin bir ilçesidir. Amorium şehri, Emirdağ ilçesinin 12 km. doğusundaki Hisarköyü toprağındadır. Amorium şehri geniş bir ilçenin pazarı, ekin ve ticaret merkezi idi. Batıdan Dokimya’dan, doğudan Flomelyum (Akşehir) ve kuzeyden Dorileum (Eskişehir) den gelen üç yolun kavşağındadır.

 

DOĞA TURİZMİ

 

Yüzlerce tabii güzelliği sınırları içerisinde barındıran Afyonkarahisar, doğa tutkunları ve macera sporlarına meraklı olan yerli ve yabancı turiste pek çok imkan sunar.  Kuş gözlemciliği, kamp yapma, tırmanma, avlanma ve piknik yapma gibi pek çok faaliyete olanak veren Afyonkarahisar’da, insanoğlunun ayak basmadığı mağaralar ve trekkingcilerin ilgisini çekecek güzergahlar yer alıyor.

 

İNANÇ TURİZMİ

Tarihi geçmişi M.Ö. 3000’li yıllara dayanan Afyonkarahisar’da, geçmişte yaşanmış medeniyetlerden günümüze ulaşan, mimarî ve sanat tarihî yönünden değerli açık hava tapınakları, kilise, şapel ve benzeri yapı kalıntıları ile türbe ve camiler bulunuyor.

 

Bu tarihî eserlerin başında İhsaniye ilçesindeki “Ana Tanrıça Kübele” adına yapılmış açık hava tapınakları ve Ayazin Kilisesi ile Merkezdeki Ulu Camii, Gedik Ahmet Paşa (İmaret ) Camii, Türbe (Mevlevî) Camii yer alıyor.

 

Gazi Mah. Çelmen Sok. 4/A Yenimahalle/Ankara
+90 312 213 3700
info@testud.org

All content © TESTUD 2020